Unicorns Blog

The New Face of Learning and Development

We’re here to revolutionize the conventional approach to training in the corporate world. With our neuroscience- and gamification-focused approach, we don’t just read from slides; we create a lasting and sustainable “Unicorn Effect” within your teams.

GET 15 MINUTES OF FREE CONSULTATION

Let's discuss your needs and clarify together the most suitable solution for you.

Make an Appointment
Unicorns Turkey

unicorns.turkey

Imagine It, Make It Happen 🌱

Follow
“Şiddetsiz İletişim”Bazen şiddet sandığımız kadar yüksek sesli değildir.Günlük hayatın içinde çok sıradanlaşmış, belki defalarca kullandığımız bazı cümleler; yargı, suçlama, etiketleme ya da varsayım içerdiğinde iletişimsel şiddetin bir parçasına dönüşebiliyor.FLO Group bünyesinde, FLO Akademi ile gerçekleştirdiğimiz Şiddetsiz İletişim programında tam da bunun üzerine çalıştık.Kullandığımız kelimelere, dinleme biçimimize, niyetimizle karşımızdaki kişide yarattığımız etki arasındaki farka baktık.“Ben ne söylemek istiyorum?” kadar,“Karşımdaki bunu nasıl duyuyor?” sorusunun da peşine düştük.Ve elbette bu çalışma bir günlük bir eğitimle bitmiyor.Programın ardından yaklaşık iki hafta sonra gerçekleştireceğimiz değerlendirme oturumlarında, katılımcılarımızın bu süreçte neleri fark ettiğini, hangi alışkanlıklarını gözlemlediğini ve gündelik iletişimlerinde neleri değiştirmeye başladığını yeniden konuşacağız.Bu programın hayata geçmesindeki katkıları için FLO Akademi Yöneticisi Tamer Abulak’a, sürecin en başından itibaren desteğini esirgemeyen Fatih Eriş’e, Emre Bodur’a, FLO Group ve FLO Akademi bünyesinde sürece katkı sağlayan tüm İnsan Kaynakları yöneticileri ve ekiplerine gönülden teşekkür ederim.Ve en özel teşekkür; bu programa özellikle katılmak isteyen, merak eden, sorgulayan, paylaşan ve kendilerine de iletişim biçimlerine de bakmaya cesaret eden tüm katılımcılarımıza…Çünkü bazen iletişimde en büyük değişim, yeni bir cümle öğrenmekten değil; yıllardır kullandığımız bir cümleye yeniden bakmaktan başlıyor.İki hafta sonraki buluşmamızda bakalım hangi cümleler değişmiş, hangi farkındalıklar hayatın içine karışmış olacak. 🌿
AYNI RİTİMDE LİDERLİKİDO terminal şefleriyle çıktığımız bu gelişim yolculuğunda ilk adımımızı birlikte attık.Programımızın odağında; önce kendini tanımak ve kendini fark etmek, ardından sahip olduğumuz potansiyeli, performansımızı ve yönetsel becerilerimizi daha yakından görmek vardı. Çünkü liderlik, önce insanın kendisiyle kurduğu ilişkide başlıyor.Sınıf ortamında gerçekleştirdiğimiz teorik çalışmanın ardından bu kez liderliği yalnızca konuşmadık; birlikte suya indik.Genel Müdürümüz Sayın Murat Orhan’a ,Genel Müdür Yardımcımız Sayın İsmail Demir, İnsan Kaynakları ekibimiz ve terminal şeflerimizle teknelerde aynı hedef için kürek çektik.Kimi teknenin başında liderlik etti, kimi ekibin içinde ritmi tuttu, kimi süreci dışarıdan gözlemledi. Ve hep birlikte şunu bir kez daha deneyimledik:Liderlik; ritimde, uyumda, güvende, iletişimde ve birlikte hareket edebilme becerisinde görünür hale geliyor.Küreklerin aynı anda suya değdiği, ekiplerin birbirinin temposunu duyduğu ve “aynı ritimde olmanın” gerçek anlamını deneyimlediğimiz çok özel bir gündü.Ve bu yolculuk burada bitmiyor.Programımızın önümüzde iki önemli adımı daha var. Bundan sonraki süreçte gerçekleştireceğimiz birebir görüşmelerle terminal şeflerimizin kişisel farkındalıklarını, gelişim alanlarını ve yönetsel yol haritalarını daha derinlemesine ele almaya devam edeceğiz.Bu projenin daha fikir aşamasından itibaren vizyonu, bakış açısı ve yaklaşımıyla şekillenmesine katkı sunan Sayın Murat Orhan’a, Sayın İsmail Demir’e; sürecin başından sonuna kadar emeği, koordinasyonu ve katkısıyla yanımızda olan Nurullah Çalışır’a, Enes Sümer’e ve tüm İnsan Kaynakları ekibine; açıklıkları, enerjileri ve katılımlarıyla bu deneyimi anlamlı kılan tüm terminal şeflerimize içtenlikle teşekkür ederim.Aynı teknede olmak yetmez.Asıl mesele, aynı hedefe aynı ritimde kürek çekebilmek.Bizim yolculuğumuz devam ediyor… 🚣
Bazı buluşmalar vardır; üzerinden zaman geçse de kaldığınız yerden devam edersiniz.Sanırım bizde tam olarak öyle oldu. 😊 Prysmian ile iki yıl önce gerçekleştirdiğimiz Liderlik Gelişim Programının ardından, bu kez Prysmian Speak Up HR CONNECT DAYS 2026 kapsamında“Hatırlıyoruz, Yenileniyoruz, Birlikte İnşa Ediyoruz” diyerek yeniden bir araya geldik.Geçmişi hatırladık, iki yıl önce konuştuklarımızı yeniden tazeledik, aradan geçen zamanda nelerin değiştiğine birlikte baktık.Sonra yeniden takım olmayı konuştuk.Birlikte hareket etmeyi, birbirimizi duymayı, güvenmeyi, desteklemeyi ve aynı hedef için yan yana durmayı…Ama elbette sadece konuşmadık.Bol bol güldük, oynadık, deneyimledik, düşündük ve birlikte yeniden inşa ettik.Ve galiba en güzeli şuydu:Özleşmişiz. 🤍Bu güzel buluşmada bizi yeniden bir araya getiren, emeği ve desteğiyle sürecin içinde olan Bertan Bilgin Bey’e ve Özlem Göktay Hanım’a çok teşekkür ederim.Ve projenin her detayını ince ince düşünüp, samimi yaklaşımıyla bu buluşmanın adeta düşünce mimarı olan @pelinalpaslan’a ayrıca kocaman bir teşekkür. 🌿Tabii ki günün enerjisini, samimiyetini ve keyfini yaratan tüm katılımcılara da gönülden teşekkür ederim.Günün sonunda aklımda kalan cümle çok net:Bir daha olsa yine yaparım. :)Yeni projelerde, yeni fikirlerde ve yeni iş birliklerinde yeniden yan yana gelmek dileğiyle…Bu kez arayı bu kadar açmayalım. 😊 Hatırladık.Yenilendik.Birlikte yeniden inşa ettik.İyi ki yeniden buluştuk.
Bir program tamamlandı; geride yalnızca eğitim saatleri değil, gelişen insanlar, paylaşılan deneyimler ve büyümeye devam edecek bir öğrenme yolculuğu kaldı. 🌱16 Temmuz’da başlayan FLO Group İç Eğitmen Gelişim Programı yolculuğumuzu, 17 Eylül’de gerçekleştirdiğimiz final sunumlarıyla tamamladık.Yaklaşık iki ay boyunca; ilk sunumlardan bireysel geri bildirimlere, uygulamalardan gelişim alanlarına, yeniden denemekten sahnede kendi tarzını oluşturmaya uzanan yoğun ve çok kıymetli bir süreci birlikte yaşadık.Başlangıç sunumlarında gördüğümüz heyecan ile final sunumlarındaki değişim, özgüven ve gelişim arasındaki fark; aslında bu yolculuğun en güzel çıktısıydı.Bu sürecin hayata geçmesine, gelişmesine ve her aşamasında aynı özenle ilerlemesine katkı sağlayan başta FLO Akademi Yöneticisi @tamer_agbulak , Fatih Bey’e, Emre Bey’e, FLO Akademi ve İnsan Kaynakları ekiplerinin tamamına güvenleri, destekleri, işbirlikleri ve misafirperverlikleri için gönülden teşekkür ederim.Ve elbette…Kendi gelişimine cesaretle alan açan, geri bildirimi kabul eden, yeniden deneyen, öğrenen, paylaşan ve finalde sahneye çıkarak emeğini görünür kılan tüm iç eğitmenlerimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.Bu yolculuğun sonunda, her bir katılımcımız adına TEMA Vakfı’na bir fidan bağışladık. 🌱Çünkü öğrenmenin de bir fidan gibi olduğuna inanıyorum.Önce bir tohum düşüyor…Sonra emek, sabır ve özenle kök salıyor.Paylaşıldıkça büyüyor, büyüdükçe başkalarına dokunuyor.Bugün programımız tamamlandı; ancak onların kurum içinde aktaracakları her bilgi, dokunacakları her çalışan ve yaratacakları her yeni öğrenme alanıyla bu yolculuk büyümeye devam edecek.Güçlü eğitmenler, güçlü ekipler yaratır.Bilgi paylaşıldıkça çoğalır.Ve emek verilen her gelişim, mutlaka iz bırakır. 🌱Bu güzel yolculukta birlikte olduğumuz için teşekkürler FLO Group.
🍍 Bu kez hikâyemizin meyvesi ananastı…İDO Genel Müdürlük ekipleriyle çıktığımız “Takım Olmak” yolculuğunun dördüncü ve son ekibini de tamamladık.Her programımıza harika bir ekip kahvaltısıyla başladık. Ardından güveni, iletişimi, ortak hedefi ve birlikte hareket edebilmenin gücünü konuştuk; sonra da deneyimsel öğrenme metoduyla iskeleye, teknelere geçtik. 🚣Çünkü takım olmak yalnızca anlatılarak değil; birlikte hareket ederken, birbirine alan açarken ve ortak bir ritim yakalarken gerçekten öğreniliyor.Son ekibimizin sembolü ise ananas oldu. 🍍Güney Amerika kökenli ananas, zamanla misafirperverliğin, hoş geldin demenin ve paylaşmanın sembollerinden biri hâline gelmiş.Biz de güne onun taşıdığı anlamla başladık:“Hoş geldin. Sana güveniyorum. Burada yerin var.”Belki de takım olmanın özü tam burada…Birbirimize güvenmek, aynı teknede birbirimize yer açmak ve kendi ritmimizi ortak ritme uyumlamak.Ben’den Biz’e geçmek.Dört farklı ekiple çıktığımız bu yolculuğu tamamlarken; projenin hayata geçmesine verdiği destek ve açtığı alan için İDO Genel Müdürü Murat Orhan’a;Sürecin başından sonuna kadar ortaya koydukları vizyon, iş birliği ve destekleri için İDO’nun tüm İnsan Kaynakları ekibine; başta Nurullah Bey’e, Enes Bey’e, Gizem Hanım’a, Hale Hanım’a ve Emre Bey’e;Ve  bu deneyime tüm enerjileriyle eşlik eden katılımcılarımıza gönülden teşekkür ederim.Dört ekip boyunca güzel bir ritim yakaladık.Umarım farklı projelerde yeniden aynı ritimde buluşuruz. 🚣🍍